AŞIK MUSTAFA BAL'A,
MUSTAFA MÜFTÜ OĞLUNUN ATIŞMA MEKTUBU
Benden söz mü istersin durup hep kaşınırsın
Ey ihtiyar petino ne durup eşinirsin
Sürtme kendini yere yaşlısın aşınırsın
Hiç uğraşma boşuna bana ulaşamazsın
Şair olan kaçınır dünya şaibesinden
Sakın bana gücenme benim ricam bu senden
Şayet gücün yeterse durma sual sor benden
Al benden boy ölcünü anla kaç yaşındasın
Sülalende şair yok babana yoktur sözüm
Siz gibi şairlere hem karnım tok hem gözüm
Mevsimler geldi geçti bağda saradı üzüm
Kışın ile yaz geçti şimdi sonbahardasın
Emsile,bina izzi ve okudum maksudu
Bak Mustafa benliğin seni ne hale koydu
Boşuna çabalama senin duvarın çöktü
Yıkıldı bendin fendin hala da anlamazsın
Okudum mollacami ve heme de kafiye
Alttasın üstte değil kabullenmezsin niye
Kendini avutursun şairim diye diye
Güneşin ziyasını örtüp kapatamazsın
Bitmez harpe başladık yeniden senin ile
Manevi teknoloji usul muamma ile
Fıkıh tefsir ne varsa dolaştım sira ile
Sağır mısın Mustafa neden laftan almazsın
İlmim vardır bilesin belki değilim amil
Bilgi her şeyin başı olmaktır mümin kamil
Kitabımız Kurana şükür olmuşum hamil
Mevlam bana lutfetti sen niye katlanmazsın
Hatam günahım varsa mütezile değilim
Hiç bir an mağrurlanmam var diye bende ilim
Edep var hicap vardır lal değilim var dilim
Alttasın üstte değil boşa ne çabalarsın
Yüz sene de yazışsak benle çıkılmaz başa
Kırarım dallarını bakmam gözünde yaşa
Biraz nasihat dinle vurma baltayı taşa
Alt kaldın merağından çok daha yaşamazsın
Bildin meyva var bende hiç durmadan taşlarsın
Hiç mevsim beklemeden yere fidan aşlarsın
Yazın yerin bellidir kışın nerde kışlarsın
Martta karlı havada hangi yerde yatarsın
-------------------------------------------------------------------------
BU ŞİİRİN CEVABI
Eğlence olsun diye yazdık yazdın yazarız
Kendi düşer bilesin sözde kuyu kazarız
Kafiye tutsun diye kaideyi bozarız
Sen çağı atlamışsın ben sana ulaşamam
Şairler boş konuşur bunu bilmeyen cahil
Aramızda fark varsa yaş olur ilim değil
Son sözün ne olmalı geldiğinde Azrail
Sorup öğrenmek için cahilden alışamam
Türkiye tanır beni sen neden tanımazsın
Bana şiir yazarsın başkasına yazmazsın
Ben kendimi tanıttım sen beni tutamazsın
Sonbahar güzel mevsim ben yazın çalışamam
Okudun bina maksut ne yazık temelin yok
Kendin itiraf ettin ilmin var amelin yok
Zalime karşı susar Resulüm der dilin yok
Köre rehberlik kolay dilsizle dolaşamam
Ne yazsam anlamazsın senle başa çıkılmaz
Dost acı derse bile dost sözünden bıkılmaz
Senlik benlik uğruna dostun gönlü yıkılmaz
Acı deyip karşına geçip de yıllışamam
Taş atmazdım erseydi meyvaların kemale
Fidan aşlamam lazım be ermeden zevale
Kaldığın yer hakkında yazayım bir makale
Altı ay uyur isen seninle buluşamam
Geçti bizden bu dünya gıpta etsen ne yazar
Dünyadan sana kalan muvakkaten bir mezar
Bir kefen alacağız bu dünya öyle Pazar
Yolcu yolunda gerek seninle uğraşamam
Fark etmez aramızda yenen veya yenilen
Bahane bu türküler muhabbet istenilen
Hakkını helal eyle çok yazıştık senilen
Fikir hürriyetin var sözüne karışamam
|
MÜFTÜOĞLU DAN AŞİK MUSTAFAYA ŞİİRİMSİ BİR MEKTUP
Beni hiç unutmadın görmeyesin hiç darlık
Gökte uçan kuşlarla bile ettim sevdalık
Derelerde çok tuttum uskumru alabalık
Sana haber vereyim geçmişten ve gelmişten
Aşk peşinden çok koitum dağlarda ormanlarda
Pek çok tezgahlar kurdum sironda manganlarda
Çokca güller topladım şersa ve kastanlarda
İhtiyar oldum şimdi geçmişten ve gelmişten
Sen arifsin anlarsın mecazi ve rumuzdan
Cennet yüzü görmesin bizi yardan ayıran
Şair ve adaşımsın severim seni candan
Allah korusun bizi cahilden görmemişten
Dostum ecel gelmeden ben bırakıp gidemem
Sen büyük şair oldun senilen baş edemem
Helal eyle hakkını belki daha göremem
Yazayım bir kaç satır gelmişten ve geçmişten
Evvel çiçek toplardım önüme gelen daldan
Keser idi kılıçım hem sağdan hem de soldan
Ben aldım muradımı bekar kızlardan duldan
Şimdi ne çıkar dostum bizim gibi dervişten
Biliyorsun bir zaman sığmıyordum dünya ya
Şimdi geçti o hızım kaldım yollarda yaya
Bol bol konuşacağız kim gelirse sılaya
Zevk sefayı bilmeyen hep mahrumdur çilveden
Sevgili arkadaşım nasılsın ne haldesin
İnkar eylema sakın bilirim huvardasın
Gece uykuda bile aklen yine ordasın
Ne ağlayıp durursun geri mi kaldın işten
Ellisekiz yıl evvel erkeklere karıştın
Ellibeş yıl arkadaş hiç durmadan çalıştın
Şimdi söyler durursun çünkü fena alıştın
Nedir senin feryatın tamam düştün mü işten
Göz yaşları dökerek olma acuze bir dul
Şimdi çok imkanlar var araştırıp çare bul
Şükür maddiyatın var değilsin muhtaç bir kul
Kendine tedarik et tamam düşmeden işten
Hasta olursun dostum fazla dalma hülya ya
Sana ümit olmazsa sitem etme dünya ya
Fırsatı değerlendir iş bırakma sonraya
Ey benim arkadaşım bunu isterim senden
Ellibeş yaştan sonra karılar olur tır tır
Oram buram ağırır kocaya sayar bir bir
Beyine hesap sorar sanırsın Azraildir
Elbet hesap vernler düşecekler o işten
Yaşlı kocakarılar ne eylesin kocayı
Sade hazırla yesin kavurmayı paçayı
Zindan eder kocaya ahireti dünyayı
Böyle karısı olan elbette düşer işten
Ne diyor Müftüoğlu gözün aç ayıklama
Çare ara kendine boşuna sayıklama
Ben doğrusunu yazdım sen beni ayıplama
Bülbüller ağlar durur ayrı düşerse gülden
Selam sevgilerimi sunuyorum Mustafa
İnşaallah ahirettebuluruzbüyük sefa
Dertliye ne eylesin Müftüoğlu Mustafa
Sevgi saygı sunarak veda edrim sizden
----------------------------------------------
BU ŞİİRİN CEVABI
Mektubunuzu aldım okudum baştan sona
Son mektubum diyorsun veda eyledin bana
Adaşım arkadaşım şunu diyeyim sana
İnsan nasıl yaşarsa dünyadan öyle gider
Sevdalık huvartalık düşmez senin dilinden
Gene devam ederdin gelse idi elinden
Yaş biter insan oğlu vaz geçmez emelinden
Ecel geldiği zaman artık hayaller biter
Ölüm gelir bakarsın sıkıştın bir kodese
Senden hesap sorarlar aldığın her nefese
Ömür boşa harcandı esir oldun nefise
Yaptın mı hesabını ne kazandın birader
Hazırmısın ölüme hazırmısın ecele
Hatılrla gençliğini tevbe ile gecele
Habu son zamanlarda bir kelime hecele
Lailaheillellah söyle, bu sana yeter
Yazdık nice türküler hepsi dünya hakkında
Eyvah ne diyeceğiz öleceğiz yakında
Yaklaştık son durağa kimse değil farkında
Hala boş konuşuruz ömrümüz oldu heder
Nice çiçeğe kondun hani varmıdır balın
Eğer zulüm ettiysen ne olur senin halın
Mahvolursun altında dünya kadar vebalın
Helallaşmadan giden olur iflastan beter
Laf atar karılara bak şunun ettiğine
Bir zamanlar severdin bakmazdın yediğine
O zaman aldırmazdın onun her dediğine
Ha şimdi ikide bir dersin bu cazu ne der
Ağlarım gece gündüz bu dünya geçti bizden
Ağlayana aciz dul söylenirmi bu yüzden
Dağlarda dolaşırdın şimdi düşersin düzden
İnsanın sonu budur böyle yazıldı kader
İnsanın bir aklı var gece gündüz karışır
Mali hülyaya dalar gençler ile yarışır
Sonra gerçeği anlar kader ile barışır
Her gün aklına vurur her gün gözünde tüter
Sorma benim halimi kalmadı eski güçüm
Boyalar olmasaydı ispat ederdi sacım
Dış görünüşe bakma bir çok şeye muhtacım
Allahıma çok şükür yok bir çekilmez keder
Madem son mektubundur sakla habu yazımı
Hazır ol yolçuluğa hiç unutma vağzımı
Bana taş atıyorsun yokluyorsun ağzımı
Eskiden öyle idim belki de senden beter
Acaba bu türküye cevap veremezmisin
Alakayı kestin mi gelip göremezmisin
Gönlünü islah edip yola giremezmisin
Yoksa nokta mı vurdun, dersin bu kadar yeter
Yazarım şiirleri ben aşığım ezelden
Sade kendini sanma herkes anlar güzelden
İhtiyarlık çatınca çaldın başka gazelden
Dersin bu kocakarı ne kadar tır tır eder
Aşik Mustafa der ki elveda biraderim
Yazıma son verirken candan selam ederim
Sen hakkını helal et bende helal ederim
Allaha ismarladık ey sevgili birader...
|